Açıklamada, üniversitelerde yaşanan boykot sürecine ve eğitim emekçilerinin demokratik haklarına dikkat çekilerek, akademik özerklik ve ifade özgürlüğünün korunması gerektiği vurgulandı.
Uğur Mumcu Meydanı’nda bir araya gelen sendika temsilcileri ve eğitim emekçileri, üniversite öğrencilerinin demokratik taleplerinin arkasında durduklarını belirterek, Eğitim Sen MYK üyelerine yönelik hukuki sürecin sendikal haklara açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada konuşan KESK Dönem Sözcüsü Musa Uzun şunları söyledi:
“Geçtiğimiz hafta yargı eliyle hayata geçirilen siyasal operasyon sonrasında yaşananlar halkın iradesine, sandığa, yerel demokrasiye ve muhalefet olasılığına duyulan tahammülsüzlüğün dışavurumu olarak karşımıza çıkmıştır. Yaşanan hukuksuzluğa karşı, üniversite öğrencileri boykot kararı almış, son yıllarda tamamen siyasallaşan yargıya ve ülkede yaşanan otoriterleşmeye karşı ülke çapında meşru ve kitlesel eylemler yapılmaya başlanmıştır.
Üniversiteler sadece ders görülen mekânlar değil; aynı zamanda geleceğin ve özgürlüğün inşa edildiği mücadele alanlarıdır. Üniversite öğrencilerinin almış olduğu boykot karası sadece gençliğin adalet talebiyle sınırlı değildir. Aynı zamanda iktidarın tahakküm kurduğu bütün alanlara, barınmadan geçim sorunlarına, ifade özgürlüğünden bilimsel özerkliğe kadar geniş bir alanda biriken öfkenin yansımasıdır.
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu 24 Mart 2025 tarihinde toplanarak “İnsan, toplum, doğa yararına üniversite” savunumuz çerçevesinde, öğrencilerin Anayasal, demokratik haklarını kullanma iradeleri doğrultusunda öğrencilerin güvenli bir kampüs ortamında eğitim öğretim haklarını kullanmalarını sağlanması amacıyla öğretim elemanı üyelerimiz açısından 25 Mart 2025 tarihinde bir günlük “hizmet üretmeme” kararı almıştır.
Eğitim Sen olarak öğrencilerin ve üniversitede görev yapan üyelerimizin sesine kulak vermek, taleplerini sahiplenmek sendikamızın tarihsel sorumluluğunun ve mücadeleci çizgisinin bir gereğidir. Öğrencilerin demokratik tepkilerine sahip çıkmak, onları yalnız bırakmamak kamusal ve özgür bir eğitimi savunan sendikamız açısından bir zorunluluktur. Ne var ki bu meşru dayanışma, iktidar blokunun ve siyasallaşmış yargının sendikamızı hedef almasına neden olmuştur”.
Kaynak: Vitrinhaber.Com