Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nde, Genel Sağlık-İş İl Temsilcisi Mustafa Aytaç tarafından yapılan basın açıklamasında, gece nöbeti ücretlerinin gündüz nöbetinin iki katı olarak ücretlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Sinop İl Temsilcisi Mustafa Aytaç, sendika üyeleri adına yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “İnsanları sağlığına kavuşturmak ve korumak gibi, yaşamın en önemli alanında hizmet üreten Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları gece çalışmaları nedeniyle, kendi sağlığını tehlikeye atmaktadır. Gece çalışmak hayatı tehdit eden pek çok hastalığa yol açmaktadır. Dünyanın çoğu ülkesinde ise Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanlarının gece çalışmaları, gündüz mesailerinden daha yüksek oranda ücretlendirilmektedir. Yetkili sendikalar sus pus iken sendikamız Genel Sağlık İş ise görmezden gelinen bu önemli konuya yönelmiştir. Bakanlık bilmelidir ki; sağlık emekçilerinin gecesi birçok meslek grubundan daha karanlık geçmektedir. Çünkü, sağlık emekçileri fedakârca yedi gün 24 saat hizmet ürettikleri halde, bu çalışmanın karşılığını alamamakta ve sağlıklarından olmaktadır.
GECE ÇALIŞMAK SAĞLIĞA ZARARLIDIR!
Gece çalışmanın sağlığa zararlı olduğu konusunda yayınlanan on binlerce bilimsel araştırma ve makale yayınlanmıştır. Bu konuda ünlü bilim insanımız Aziz Sancar, 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü almış ve araştırma konusu “İnsan hücrelerinin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmadır” Bu çalışma, gece çalışan insanların DNA tamirinin zor olduğu açıkça belirtmektedir.
Aynı zamanda insan vücudunun biyolojik saatini inceleyen ve bunu kontrol eden moleküler mekanizmaları ortaya çıkaran Amerikalı bilim insanı Jeffrey C. Hall, ( Jefriy Hol) 2017 yılında bu çalışması ile Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu çalışmada da insanların biyoritminin bozulmasının sonuçları açıklanmakta, gece çalışmanın sağlığa zararlı olduğu kesin ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır
Bunların yanı sıra 2020 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), gece vardiyasında çalışmayı olası sınıf 2A kanserojen olarak sınıflandırmıştır.
Gece çalışmak kadın sağlık çalışanlarında meme kanseri riskini artırmaktadır. Kalp damar hastalıklarını ve kalp krizini de ciddi oranda tetiklemektedir. Gece çalışanlarda Tip 2 Diyabet, depresyon ve anksiyete bozukluklarına çok daha sık rastlanmaktadır. Aynı zamanda gece çalışanlarda KOAH ve kalınbağırsak kanseri sık görülen hastalıklar arasındadır.
NÖBETTEYİZ, AYAKTAYIZ, HAKKIMIZI ALACAĞIZ!
Gelelim sağlıkta şiddet olaylarına; sağlıkta şiddet olaylarının büyük bir kısmı, nöbetlerde ve gece mesailerinde yaşanmakta ve gece çalışan sağlık emekçileri bu açıdan da büyük risk altındadır.
Bunca zorluğa rağmen sağlık emekçilerinin gece verdiği emek ise “nöbet” adıyla geçiştirilmekte, bu nöbetler karşılığında kural olan izin kullanılması ise fiiliyatta istisna haline gelmektedir.
Ve bu yoğun emeğin karşılığında sağlık emekçilerine normal mesai ücretinin üçte biri ya da yarısına denk gelen nöbet ücretleri reva görülmektedir.
Bilindiği üzere ülkemizde işçi statüsünde çalışan arkadaşlarımızın tabi olduğu 4857 sayılı iş yasasında, gece saat 20.00 ile sabah 06.00 arası gece çalışması olarak değerlendirilmekte, imzalanan pek çok toplu iş sözleşmesinde çalışma süreleri 7,5 saat ile sınırlandırılmakta ve daha yüksek ücretlendirilmektedir. Kamu sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının mesai dışı gece çalışma süreleri ise 16 saati bulmakta ve çok daha az ücret almaktadır.
Hayatın tümünü ele aldığımızda ise sağlık emekçilerinin gece çalışması hayatları boyunca devam etmektedir. Bunları görmezden gelen ve emekçiyi emekçiden ayıran sarı sendikaların en çok yaptıkları işlerden birisi de kendi üyelerini gündüz çalışılan yerlere yerleştirmektir. Böylece zaten maddi olarak hakkı ödenmeyen gece çalışanlar, aynı zamanda sarı sendikaların yanında yer almadıkları için onlara bir cezalandırma, bezdirme ve mobbing aracına dönüştürülmektedir. Bu haksız uygulamalar çalışma barışını bozmakta, sağlık çalışanları arasındaki birlik ruhunu zedelemektedir.
NÖBET DEDİNİZ, HAKKIMIZI YEDİNİZ!
Sendikamız Genel Sağlık-İş olarak sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tüm haklarımızda olduğu gibi, sağlığımız için tehlike anlamına gelen gece çalışmanın, gerçek karşılığını almak için mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Konuyla ilgili olarak tüm muhataplarımıza, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve kanun koyuculara, yani idarecilere sesleniyoruz!
Gece çalışmak açık, net ve bilimsel olarak sağlığımıza zararlıdır.
Sağlık emekçilerinin gece çalışma çizelgelerinin, hakkaniyetli, eşitlikçi, keyfiyetten uzak ve yandaşı gözetmeden belirlenmesini istiyoruz.
Kanun koyuculardan ve idarecilerden talebimiz, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının gece çalışması, gündüz mesaisinin iki katı olarak ücretlendirilmelidir.
Bu süreçte de doktor, hemşire, ebe, radyoloji teknikeri, laborant, hizmetli yani tüm sağlık emekçilerini bu adaletsizliğe karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.
Gecemizi gündüze kavuşturacak olan, örgütlü mücadeledir, sizleri de bu mücadelede omuz vermeye davet ediyoruz.
Son olarak vurguluyoruz ve talep ediyoruz!
Gece çalışmamızın karşılığı gündüz mesaisinin iki katı olarak ücretlendirilmelidir!”
Kaynak: Vitrinhaber.Com